<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İshale Ne İyi Gelir,İshal Tedavisi,İshal Nasıl Geçer,İshali Ne Keser,İshal Nedenleri</title>
	<atom:link href="http://www.ishaltedavisi.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ishaltedavisi.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 May 2012 15:26:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Nasır Nasıl Geçer</title>
		<link>http://www.ishaltedavisi.com/nasir-nasil-gecer.html</link>
		<comments>http://www.ishaltedavisi.com/nasir-nasil-gecer.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 15:26:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ishaltedavisi.com/nasir-nasil-gecer.html</guid>
		<description><![CDATA[NASIR Günümüzde birçok yetişkin insanda &#8220;CALLUS&#8221; adı verilen nasır bulunmaktadır. Nasır oluşumu bebeklikten yetişkinliğe doğru devam eden süreçte organların kullanım sıklığına bağlı olarak artış gösterir. Kullanım sıklığı diyoruz çünkü bir bebekte nasır oluşumu gözlenmez. Aslında nasır, her hastalıkta olduğu gibi vücudumuzun kendini korumak için verdiği bir tepkidir. Nasıl ki vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify"><strong>NASIR<br /> </strong>Günümüzde birçok yetişkin insanda &#8220;<strong>CALLUS</strong>&#8221; adı verilen nasır bulunmaktadır. Nasır oluşumu bebeklikten yetişkinliğe doğru devam eden süreçte organların kullanım sıklığına bağlı olarak artış gösterir. Kullanım sıklığı diyoruz çünkü bir bebekte nasır oluşumu gözlenmez. Aslında <strong>nasır</strong>, her hastalıkta olduğu gibi vücudumuzun kendini korumak için verdiği bir tepkidir. Nasıl ki vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen arıza kendini, ağrı, sızı ya da ateş gibi belirtiler veriyorsa derimizin de kendini korumak için oluşturduğu yapılardan biridir nasır. Yazımızda nasır oluşumu, tedavisi ve bitkisel tedavi metotlarını sizlerle paylaşacağız.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>NASIR NEDİR?<br /> </strong>Fazlaca kullanılan, daha çoğunlukla el ve ayak gibi organlarda görülen sarımsı renkli kalınlaşmış, genellikle tepe şeklinde kendini belli eden deri çıkıntılarıdır. Bazen ağrılı bazen de ağrısız şekilde olabilir. Ayaklarda nasırlar genellikle ağrılıdır. Hatta insanı ciddi şekilde rahatsız edebilir, travmalara neden olabilir. Nasırların bazen üstleri soyulabilir.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>NASIR NASIL OLUŞUR?<br /> </strong>Nasır, derinin ilgili bölgesine yapılan basınç ya da sürtünmeden dolayı oluşur. Basınç uygulanan bölgedeki hücreler zamanla hayatiyetlerini kaybetmeye başlarlar. Bu kayıplar sonucu deri, ilk önceleri su toplayarak kendini ve alttaki dokuları koruma altına almaya çalışan deri, daha sonraları kalınlaşma yoluna gider. Kalınlaşmış deri <strong>keratin</strong> adı verilen protein tabakasından oluşmaktadır. Bu protein aynı zamanda saç ve tırnaklarımızın da ham maddesidir.</p>
<p style="text-align: justify">Bazen nasırlaşmış dokunun altındaki hücreler enfeksiyon kapması yani iltihaplanması sonucu ağrılı olabilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>NEDENLERİ NELERDİR?<br /> </strong>Nedeni, hep aynı deri bölgesinin kullanılmasıdır. Mesela, kürek tutan bir inşaat işçisinde avuç içi ve başparmak ile işaret parmağı arası kalınlaşarak nasır oluşur.  Dar ayakkabı giyen birinde ise ayak parmak üstleri ya da ayak yanlarında nasır oluşmaktadır. Nasır, raket, çekiç gibi araçlar kullananlarda da görülebilir.  Bunların dışında ayağın fazla kemikli olması, yanlış yürüme alışkanlığı ve yalın ayak yürüme de nasır oluşumuna davetiye çıkarmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>NASIR TEDAVİSİ NASILDIR? NASIR NASIL GEÇER?<br /> </strong>Nasır oluştuktan sonra değil de nasır oluşumundan önce tedbir almak daha doğrudur. Bunun için inşaat işçileri olsun ya da diğer sporcular olsun bu iş tasarlanmış özel ve rahat eldivenler bulunmaktadır. Ayaklarınız için ise ortopedik ve daha rahat ayakkabılar tercih etmelisiniz. Nasırlarınız parmak arasında ise pamuk ya da özel silikon seperatörler kullanabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify">Şayet nasır oluşmaması için geç kalınmışsa nasır inceltmek için çalışmalar yapılabilir. Banyo sonrası yumuşayan deri için ponza taşı (<strong>TOPUK TAŞI</strong>) kullanımı bunlardan bir tanesidir. Ponza taşı, kalınlaşmış derideki ölü hücreleri temizler.</p>
<p style="text-align: justify">Köklü nasırlar için kullanabileceğiniz özel nasır makasları da bulunmaktadır. Nasır kremleri de işlevsel özelliktedir. Bu kremlerin üre, salisilik asit ve laktik asit içermesine dikkat etmelisiniz. Nasırlarınız için nasır yakıları da kullanılabilir. Nasır yakıları nasırları yumuşatma özelliğine sahiptir. Fakat bazı durumlarda bir yakı tesir edemeyebilmektedir. Ancak ikinci bir yakıdan sonra yumuşayan nasırlar da bulunmaktadır. Nasırlarınız yumuşadıktan sonra ponza taşı ile bedeninizden uzaklaştırabilirsiniz. Ağırlaşan durumlarda bir dermatologa gitmeyi ihmal etmemelisiniz.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>NASIRINIZ VARSA&#8230;.</strong></p>
<ul style="text-align: justify">
<li><strong>Evde badem yağı ya da E vitamini içeren kremler kullanarak nasırlarınızın yumuşamasını sağlayabilirsiniz. Bu sayede ağrıyı azaltmak mümkündür.</strong></li>
<li><strong>Ayakkabının vurduğu nasırlı bölgeye bir yara bandı ya da pamuk takviyesi yapabilirsiniz. Bu basıncı emerek azaltacaktır.</strong></li>
<li><strong>El işçilerinin eldiven giymelerini öneririz.</strong></li>
<li><strong>Nasırlı alana sarımsak ve ya soğan uygulayabilirsiniz. Bu bitkiler nasırın yumuşamasına yardımcı olacaktır.</strong></li>
<li><strong>Ucu sivri burunlu ayakkabılar giymeyiniz. Bu tür ayakkabılar, süreç içerisinde parmakların deforme olmasını sağlar.</strong></li>
<li><strong>Ayakkabı alırken öğlen saatlerini tercih edin. Bu saatlerde ayaklarınız hacimli olacağı için doğru karar vermenize yardımcı olacaktır.</strong></li>
<li><strong>Bir kova sıcak su içine </strong><strong>deniz tuzu</strong><strong> karıştırın.</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify"><strong>NASIR İÇİN BİTKİSEL KÜR<br /> Gerekli malzemeler:</strong> 1,5 litre su, 1 çay kaşığı potasyum klorit, 115 gram doğranmış taze kırlangıçotu ve 250 ml gliserin</p>
<p style="text-align: justify"><strong>Hazırlanışı:<br /> </strong>Hafif ateşte tencereye potasyum kloriti koyarak eriyinceye kadar karıştırın. Eridikten sonra karışıma kırlangıç otu eklenir. 2 saat kadar dinlendirilir. Dinlendirildikten sonra tencere tekrar ocağa konularak kaynatılır. Kaynadıktan sonra 20 dakika kısık ateşte pişirilip süzülür. Kalan karışım 1,5 su bardağı kalana kadar kaynatın. Sonra gliserini ekleyip 2-3 dakika kaynatmaya devam edin. Elde edilen karışımı günde iki kez uygulayın.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>!!!!NASIR VE TEDAVİSİ YAZIMIZ İÇİN TIKLAYINIZ!!!</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ishaltedavisi.com/nasir-nasil-gecer.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tırnak Neden Kırılır?</title>
		<link>http://www.ishaltedavisi.com/tirnak-neden-kirilir.html</link>
		<comments>http://www.ishaltedavisi.com/tirnak-neden-kirilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 14:26:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ishaltedavisi.com/tirnak-neden-kirilir.html</guid>
		<description><![CDATA[TIRNAKLAR NEDEN KIRILIR? Tırnak konusunda çoğu kimse çok titizdir. Tırnaklardaki beyazlıklar, eğrilikler, tırnak batmaları, tırnak kırılmaları tırnaklarda görülen genel problemlerdir. Bunların dışında daha ciddi bir problem de çocuklarda tırnak yeme alışkanlığıdır. Toplumumuzda oldukça yaygın olan bu durum size sadece estetik anlamda değil, bedenin genel sağlığı ile ilgili de bilgiler verir. Tırnak konusunda pek çok kişi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify"><strong>TIRNAKLAR NEDEN KIRILIR?</strong><br /> Tırnak konusunda çoğu kimse çok titizdir. Tırnaklardaki <strong>beyazlıklar</strong>, <strong>eğrilikler</strong>, <strong>tırnak batmaları</strong>, <strong>tırnak kırılmaları</strong> tırnaklarda görülen genel problemlerdir. Bunların dışında daha ciddi bir problem de <strong>çocuklarda tırnak yeme</strong> alışkanlığıdır. </p>
<p style="text-align: justify">Toplumumuzda oldukça yaygın olan bu durum size sadece estetik anlamda değil, bedenin genel sağlığı ile ilgili de bilgiler verir. Tırnak konusunda pek çok kişi <strong>&#8220;tırnak bakımı nasıl yapılır?&#8221;</strong> sorusunun cevabından bihaber. Bu konudaki yetersiz bilgi ve deneyim tırnak kırılmalarının öncü nedenleri arasında yer almaktadır. </p>
<p style="text-align: justify">Tırnak,  parmak uçlarındaki <strong>keratin</strong> adı verilen protein yapıdaki koruyucu örtülerdir. Protein yapıda olması onun canlı olduğu anlamına gelir. Bu da onun beslenme, nemlendirme ve bakım gibi konulara ihtiyacı olduğunu size anlatır.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>GENEL OLARAK TIRNAK KIRILMA NEDENLERİ ARASINDA;<br /> </strong><strong>1/KöTÜ KULLANIM<br /> 2/TIRNAK İÇİN KULLANILAN KİMYASALLAR (OJE VE ASETON)<br /> 3/HASTALIKLAR (ROMATİZMA, MANTAR VE SEDEF HASTALIĞI)<br /> 4/DEMİR EKSİKLİĞİ ANEMİSİ<br /> 5/DOLAŞIM SİSTEMİ HASTALIKLARI<br /> 6/UZUN SÜRE SICAK SABUNLU SUDA KALMA<br /> 7/SIK SIK MANİKÜR YAPILMASI ŞEKLİNDE SIRALANBİLİR.</strong></p>
<p style="text-align: justify"><strong>TIRNAK KIRILMASINDA BESLENME NASIL OLMALIDIR?<br /> </strong>Bedenin genel iyilik hali için beslenme çok önemlidir. Beslenme sayesinde yaşam sürenizi uzatmak veya daraltmak ve sağlıklı yaşamak sizin ellerinizde.<strong> </strong>Yukarıda tırnak kırılmalarının en sık karşılaşılan nedenlerinden birinin <strong>demir eksikliği</strong> olduğunu belirttik. Peki &#8220;<strong>demir eksikliği nasıl giderilir?&#8221; </strong>konusunda neler yapılabilir. Gerek <strong>çocuklardaki demir eksikliği</strong> olsun gerekse de yetişkinlerde olsun demir eksikliği sadece tırnak kırılmalarına değil, sağlık açısından daha farklı ve ciddi sorunlara yol açabilir.<br /> Bu ve bunun gibi tüm sorunların üstesinden gelebilmek yeterli <strong>demir minerali</strong> alımı ile sağlanabilir. En fazla demir içeren besinler <strong>kırmızı et</strong> ve <strong>yeşillik</strong> diye tabir edilen yeşil sebzelerdir. Tırnaklarınızın yararına olan diğer bir husus da yeterli miktarda su içilmesidir. Uzmanlar bu konuda günlük ortalama <strong>&#8220;2 litre&#8221;</strong> su içilmesini önermektedirler. Su içmek genel sağlık açısından toksik maddeleri uzaklaştırdığı için son derece faydalıdır.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>NASIL öNLEYEBİLİRİM?<br /> </strong>Ciddi sorunlardan kaynaklanan tırnak kırılmaları ilgili hastalığın tedavisi yapılarak önlenebilir. Beslenme bozukluğundan kaynaklana bir tırnak kırılması var ise diyetinize dikkat ederek sorunu çözümleyebilirsiniz. Bunların dışında aşağıdakilere de bir göz atın;<strong><br /> 1/ Fazla ıslatmamaya dikkat edin<br /> 2/ Ev temizliğinde kullanılan deterjanların tırnaklarınıza temasını engellemek için eldiven kullanın. (içi pamuklu olanları tercih edin)<br /> 3/ Tırnaklarınıza jojoba yağı yada zeytin yağı ile masaj yapabilirsiniz. Buna ek olarak çuha çiçeği yağını da tercih edebilirsiniz. Tırnak kırılmalarını önleyecektir.</strong></p>
<p style="text-align: justify"><strong>&#8220;TIRNAK BATMASI TEDAVİSİ&#8221; BAŞLIKLI YAZIMIZ İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR. TIKLAYINIZ&#8230;</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ishaltedavisi.com/tirnak-neden-kirilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akik Taşı</title>
		<link>http://www.ishaltedavisi.com/akik-tasi.html</link>
		<comments>http://www.ishaltedavisi.com/akik-tasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 13:26:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ishaltedavisi.com/akik-tasi.html</guid>
		<description><![CDATA[AKİK TAŞININ FAYDALARI Kolda künye, boyunda kolye ve bazen parmakta yüzük. Çeşit çeşit yapılan takıları ile vücutta aksesuar görevi gören akik taşı, diğer taşlar arasında özel bir öneme sahiptir. Turuncu, sarı ve siyah renkleri ile de gözlere hitap eden akik taşı bazı yörelerde yemen taşı veya agat olarak da bilinir. Peygamberimizin de takılmasını tavsiye ettiği, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify"><strong>AKİK TAŞININ FAYDALARI</strong></p>
<p style="text-align: justify">Kolda künye, boyunda kolye ve bazen parmakta yüzük. Çeşit çeşit yapılan takıları ile vücutta aksesuar görevi gören akik taşı, diğer taşlar arasında özel bir öneme sahiptir.</p>
<p style="text-align: justify">Turuncu, sarı ve siyah renkleri ile de gözlere hitap eden akik taşı bazı yörelerde <strong><em>yemen taşı</em></strong> veya <strong><em>agat</em></strong><em> </em>olarak da bilinir. Peygamberimizin de takılmasını tavsiye ettiği, gerek fiziksel olsun gerekse ruhsal olsun sağlığımıza birçok faydası bulunmaktadır. Akik ve akik taşının faydalarını sizler için araştırdık.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>FAYDALARI NELERDİR?</strong></p>
<ul style="text-align: justify">
<li><strong>özellikle stres için birebirdir. Sinirleri yatıştırır, kişinin kendine olan güvenini sağlar. Sıkıntıyı giderir.</strong></li>
<li><strong>Damarları kuvvetlendirir.</strong></li>
<li><strong>Omuz ve sırt tutulmalarında ağrı azaltıcı özelliği bulunmaktadır.</strong></li>
<li><strong>Bağırsak tembelliğini önler.</strong></li>
<li><strong>Göz yorgunluğuna iyi gelir.</strong></li>
<li><strong>Cinsel aktiviteyi artırır. </strong></li>
<li><strong>Böbrek üstü bezlerinin sağlıklı çalışmasını sağlar.</strong></li>
<li><strong>Heyecanı giderir. Mutluluk hissi verir.</strong></li>
<li><strong>Kemik ve dişlerin korunmasında yararlıdır.</strong></li>
<li><strong>Gebelikte bebek ve anne sağlığı için önerilmektedir.</strong></li>
<li><strong>Konsantre olmayı artırır. </strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify">Yukarıda faydaları sayılan akik taşını belki de yüzük olarak kullanıp parmaklarınızda taşıyarak stressiz ve sağlıklı bir hayata adım atmak sizin ellerinizde.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>                                                                           SAĞLICAKLA KALIN</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ishaltedavisi.com/akik-tasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Altın</title>
		<link>http://www.ishaltedavisi.com/altin.html</link>
		<comments>http://www.ishaltedavisi.com/altin.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 12:26:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ishaltedavisi.com/altin.html</guid>
		<description><![CDATA[ALTININ FAYDALARI En değerli madenlerden olan altın, takı olarak kullanılması bir tarafa kendine has olan özellikleri nedeni ile aynı zamanda sağlığa hizmet etmektedir. Sadece takmaktan hoşlanılan, yatırım olarak alınan veya ekonomi dedikodularına konu alan altının bilinmeyen yönlerini sizler için araştırdık. Peki, altının faydaları nelerdir? Eskiden altın tozları verem tedavisinde kullanılmakta idi. Günümüzde romatoid artrit tedavisinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify"><strong>ALTININ FAYDALARI</strong></p>
<p style="text-align: justify">En değerli madenlerden olan altın, takı olarak kullanılması bir tarafa kendine has olan özellikleri nedeni ile aynı zamanda sağlığa hizmet etmektedir. Sadece takmaktan hoşlanılan, yatırım olarak alınan veya ekonomi dedikodularına konu alan altının bilinmeyen yönlerini sizler için araştırdık. Peki, altının faydaları nelerdir?</p>
<ul style="text-align: justify">
<li><strong>Eskiden altın tozları verem tedavisinde kullanılmakta idi.</strong></li>
<li><strong>Günümüzde romatoid artrit tedavisinde kullanılmaktadır.</strong></li>
<li><strong>Radyo-aktif altın izotopları bazı kanser türlerinin tedavisinde kulla­nılmaktadır</strong></li>
<li><strong>Altın ile dağlanan yer çabucak iyileşmektedir.</strong></li>
<li><strong>Çocukların kulakları altın iğne ile delinirse yara yapmamaktadır.</strong></li>
<li><strong>Altın tozu ilaçlar içine katıldığı zaman kalp yetmezliğine ve safradan meydana gelen çarpıntıya karşı faydalıdır.</strong></li>
<li><strong>Rengi güzelleştirir.</strong></li>
<li><strong>Cüzama iyi gelir.</strong></li>
<li><strong>Safra hastalıklarına iyi gelir</strong></li>
<li><strong>Saç dökülmesi ve sedef hastalığı gibi cilt hastalıklarındaki ilaçların içine katılır.</strong></li>
<li><strong>Göz hastalıklarının birçoğuna iyi gelir.</strong></li>
<li><strong>Ağızda tutulduğu zaman ağız kokusunu giderir.</strong></li>
<li><strong>Altın tozu, ruh hastalıkları ile ilgili ilaçların içine katılırsa, üzüntü keder, korkuya iyi gelir.</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify"><strong>                                                                                                                                                                                                                     SAĞLICAKLA KALIN</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ishaltedavisi.com/altin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Apandisit Patlaması</title>
		<link>http://www.ishaltedavisi.com/apandisit-patlamasi.html</link>
		<comments>http://www.ishaltedavisi.com/apandisit-patlamasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 11:26:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ishaltedavisi.com/apandisit-patlamasi.html</guid>
		<description><![CDATA[APANDİST PATLAMASI İnsan vücudunun genelde sağ tarafında ve incebağırsak ile kalın bağırsağın birleştiği yerde bulunan apandisit, şekil olarak bir solucana benzemektedir. Apandisit, kalın bir kas tabakası ile çevrili ucu kapalı, ince bir borucuk şeklinde olup, uzunluğu 9- 10 cm arasında değişebilmektedir.  Eskiden apandistin işe yaramaz ve körelmiş bir organ olduğuna inanılırdı. Lakin son araştırmalar apandisitin, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify"><strong>APANDİST PATLAMASI</strong></p>
<p style="text-align: justify">İnsan vücudunun genelde sağ tarafında ve incebağırsak ile kalın bağırsağın birleştiği yerde bulunan apandisit, şekil olarak bir solucana benzemektedir. Apandisit, kalın bir kas tabakası ile çevrili ucu kapalı, ince bir borucuk şeklinde olup, uzunluğu 9- 10 cm arasında değişebilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify"> Eskiden apandistin işe yaramaz ve körelmiş bir organ olduğuna inanılırdı. Lakin son araştırmalar apandisitin, bademcikler gibi bağışıklık sistemine destek veren, lenfosit üreten yararlı bir organ olduğu tespit edildi. Yapılan araştırmalar, apandisit teşhisi konulan hastaların %65 i çocuk ve gençlerden oluştuğunu belirtmektedir. Apandistin içinden besin iletimi olmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify"> Yazımızda apandisit patlamasının nedenleri, belirtileri ve tedavisi hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Yararlı olması temennisi ile&#8230;.</p>
<p style="text-align: justify"><strong> </strong><strong>APANDİST NASIL OLUŞUR?</strong></p>
<p style="text-align: justify">Yaklaşık kalem kalınlığında olan apandistin girişinin tıkanması ile meydana gelir. Bu tıkanma sonucu bağırsak ve apandisitte yaşayan mikroorganizmalar çoğalarak apandistin iltihaplanıp hastalık oluşturmasına ve şişmesine neden olur. Apandisteki şişlik artıkça ağrılar da artar.</p>
<p style="text-align: justify">önlem alınmadığında patlamaya kadar gider, mikroplar karın boşluğuna yayılır. Sonuçta karın zarı iltihabı ve diğer organlar enfeksiyon kapar, ölümcül olabilir.</p>
<p style="text-align: justify"><strong> </strong><strong>APANDİST NEDEN TIKANIR?</strong></p>
<ul style="text-align: justify">
<li><strong>Apandistin çok uzun olması</strong></li>
<li><strong>Bağırsak solucanları</strong></li>
<li><strong>Çok yoğun mukuslar</strong></li>
<li><strong>Yenilen besinlerin çekirdeklerinin takılması </strong></li>
<li><strong>Nadiren safra taşları</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify">Apandisit patlamasına <strong>gaz sıkışmaları, darbe alınması ve ağır egzersiz veya ağır eşya kaldırmak</strong> neden olabilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify"><strong> </strong><strong>BELİRTİLERİ NELERDİR?</strong></p>
<ul style="text-align: justify">
<li><strong>Ateş </strong></li>
<li><strong>Ağızda kuruluk</strong></li>
<li><strong>Kalp atımlarında hızlanma</strong></li>
<li><strong>İştah kaybı, bulantı, kusma </strong></li>
<li><strong>Karın üst bölgesinde ağrı, sonrasında sağ tarafa kayan ağrı</strong></li>
<li><strong>Karındaki ağrının şiddetlenmesi ve süreklilik alması</strong></li>
<li><strong>Hastada şok</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify"><strong> </strong><strong>TEDAVİSİ NASILDIR?</strong></p>
<p style="text-align: justify">Apandisit, antibiyotik ile tedavisi zor olan bir hastalıktır. Kesin çözüm yaklaşık yarım saat kadar süren cerrahi operasyondur. Ameliyat sonrası hasta bir günde taburcu edilebilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify">Tedavide geç kalınmamalıdır. Geç kalınması geri dönüşümü imkansız sonuçlara sebep olmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify">                                                                           <strong>SAĞLICAKLA KALINIZ</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ishaltedavisi.com/apandisit-patlamasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alkol Ve Cinsel Hayat</title>
		<link>http://www.ishaltedavisi.com/alkol-ve-cinsel-hayat.html</link>
		<comments>http://www.ishaltedavisi.com/alkol-ve-cinsel-hayat.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 10:26:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ishaltedavisi.com/alkol-ve-cinsel-hayat.html</guid>
		<description><![CDATA[ALKOL VE CİNSEL HAYAT Çoğu içkide yer alan alkol, her konuda olduğu gibi cinsel hayatı tehdit etmeye devam ediyor. Çoğu kişi arasında bilinen, alkolün cinsel gücü artırdığı konusunda yanlış bir kanı vardır. Halbuki öyle olmayıp, kişiyi bir takım baskılardan kurtardığı için o şekilde sanılmaktadır. Alkol az alındığında -çok tartışmalı olarak- cinsel hayat için belki faydalı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify"><strong>ALKOL VE CİNSEL HAYAT</strong></p>
<p style="text-align: justify">Çoğu içkide yer alan alkol, her konuda olduğu gibi cinsel hayatı tehdit etmeye devam ediyor. Çoğu kişi arasında bilinen, alkolün cinsel gücü artırdığı konusunda yanlış bir kanı vardır. Halbuki öyle olmayıp, kişiyi bir takım baskılardan kurtardığı için o şekilde sanılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify">Alkol az alındığında -çok tartışmalı olarak- cinsel hayat için belki faydalı olabilir, ama, doz aşıldığı zaman kişilerin cinselliğin tüm evrelerinde olumsuz etki gösterdiği ve orgazma erişmelerini zorlaştırdığı belirlenmiştir. Aşırı ve sürekli alkol alımı cinselliğe ait sinirleri baskılamaktadır. Bu da iktidarsızlığa neden olur. Uzun süreçte kesinlikle cinsel hayatı olumsuz etkilemektedir.</p>
<p style="text-align: justify">Kronik kullanımlarda sinir sistemi, karaciğer ve endokrin sisteme olan etkilerine bağlı olarak cinsel işlev bozukluklarında belirgin artış görülebilmektedir. İlaveten alkol nedeni ile evlilikte meydana gelen sorunlar, bu nedenle kıskançlıkta çoğalma gibi nedenlerden ötürü psikoloji etkilenmekte ve cinsel hayat olumsuz etkilenmektedir.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>Alkol kullanan erkekte,</strong> erkeklik hormonu olan testesteron azalmakta, buna bağlı olarak testis küçülmekte, iktidarsızlık oluşmakta ve memeler dahi büyümektedir. Yanı sıra sertleşme sorunları meydana gelmektedir.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>Alkol kullanan kadınlarda ise,</strong> başta cinsel isteksizlik ve adet düzeninin bozulması şeklinde kendini göstermektedir.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>Sonuç olarak;</strong> alkol genel anlamda tüm vücuda zararlı olduğu bariz derecede bilinmektedir. Az alkol kullanımın faydalı olduğu söylentisine dayanarak alkol kullanmak acaba ne derece akıllıca?</p>
<p style="text-align: justify">                                                                           <strong>SAĞLICAKLA KALIN</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ishaltedavisi.com/alkol-ve-cinsel-hayat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Altınbaş Otu</title>
		<link>http://www.ishaltedavisi.com/altinbas-otu.html</link>
		<comments>http://www.ishaltedavisi.com/altinbas-otu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 09:26:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ishaltedavisi.com/altinbas-otu.html</guid>
		<description><![CDATA[ALTINBAŞ OTU Bilimsel adı Helichrysum graviolens olan bitki, halk arasında dalak otu veya mayasıl otu olarak da bilinmektedir. Bitki, ormanlık alanlarda yetişmekte ve tüylü, altın sarısı çiçekleri bulunmaktadır. Altınbaş otu çayı yapılarak ve tentürü hazırlanarak kullanılabilmektedir. Her bitki gibi, altınbaş otunun da şifa olduğu hastalıklar bulunmaktadır. Yalnız altınbaş otunun doktor kontrolünde kullanılması tavsiye edilmektedir. İÇERİK [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify"><strong>ALTINBAŞ OTU</strong></p>
<p style="text-align: justify">Bilimsel adı <strong><em>Helichrysum graviolens</em></strong> olan bitki, halk arasında <strong>dalak otu</strong> veya <strong>mayasıl otu</strong> olarak da bilinmektedir. Bitki, ormanlık alanlarda yetişmekte ve tüylü, altın sarısı çiçekleri bulunmaktadır. Altınbaş otu çayı yapılarak ve tentürü hazırlanarak kullanılabilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify">Her bitki gibi, altınbaş otunun da şifa olduğu hastalıklar bulunmaktadır. Yalnız altınbaş otunun doktor kontrolünde kullanılması tavsiye edilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>İÇERİK</strong></p>
<p style="text-align: justify">Yapısında eterli uçucu yağlar, flavonlar, tanen, saponin, C vitamini, karotin, kumarin ve P vitamini ihtiva etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>FAYDALARI NELERDİR?</strong></p>
<ul style="text-align: justify">
<li><strong>İdrar artırıcı ve gaz söktürücüdür.</strong></li>
<li><strong>Antiseptik özelliği bulunmaktadır.</strong></li>
<li><strong>Bedendeki fazla sıvıyı atar.</strong></li>
<li><strong>Bayanların aşırı adet kanamalarında fayda vermektedir.</strong></li>
<li><strong>İdrar tutamama ve idrar yapamama hastalıklarına iyi gelir.</strong></li>
<li><strong>Böbrek büzülmelerinde ve böbrek iltihaplarında yararlıdır. </strong></li>
<li><strong>Uzmanlık alanı böbrek ve bağırsak hastalıklarıdır.</strong></li>
<li><strong>Diğer bir uzmanlık alanı ise, insanın duygusal yaşamını ( ruhsal sıkıntılar ) düzenlemesidir. Bu durumda altınbaş otu çok yararlıdır.</strong></li>
<li><strong>Çocuk ishallerinde kullanılabilir.</strong></li>
<li><strong>Karaciğer tıkanmalarını açarak karaciğerin temizlenmesine yardımcı olur.</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify"><strong>NASIL KULLANALIM?</strong></p>
<p style="text-align: justify">Bir litre suya, bir yemek kaşığı altınbaş otu konularak 20 dakika demlenir. Elde edilen sıvı yemekler arasında 3 bardak içilerek faydalanılır. 10-15 gün devam edilir.</p>
<p style="text-align: justify">                                                                                 <strong>SAĞLICAKLA KALIN</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ishaltedavisi.com/altinbas-otu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>At Kestanesi</title>
		<link>http://www.ishaltedavisi.com/at-kestanesi.html</link>
		<comments>http://www.ishaltedavisi.com/at-kestanesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 08:26:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ishaltedavisi.com/at-kestanesi.html</guid>
		<description><![CDATA[ATKESTANESİ Kaldırım, park, bahçe ve yol kenarlarını süsleyen bir ağaç olan atkestanesi, süs ağacı olmasının yanı sıra sağlık açısından birçok faydası da bulunmaktadır. Bu özelliği yönü ile çoğu bitkiden aşağı kalır yanı yoktur. Görünüm olarak çınar ağacını andıran bitkinin Latince adı Aesculus hippocastanum&#8216; dur. Atkestanesinin beyaz çiçekleri bulunmakta ve eczacılıkta iltihap giderici ilaçların yapımında kullanılmaktadır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify"><strong>ATKESTANESİ</strong></p>
<p style="text-align: justify">Kaldırım, park, bahçe ve yol kenarlarını süsleyen bir ağaç olan atkestanesi, süs ağacı olmasının yanı sıra sağlık açısından birçok faydası da bulunmaktadır. Bu özelliği yönü ile çoğu bitkiden aşağı kalır yanı yoktur.</p>
<p style="text-align: justify">Görünüm olarak çınar ağacını andıran bitkinin Latince adı <strong><em>Aesculus hippocastanum</em></strong>&#8216; dur. Atkestanesinin beyaz çiçekleri bulunmakta ve eczacılıkta iltihap giderici ilaçların yapımında kullanılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>İÇERİK</strong></p>
<p style="text-align: justify">Atkestanesi,  şekerler,  acı madde, saponinler,  nişasta, aesculin, sabit yağ, içermektedir.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>FAYDALARI NELERDİR?</strong></p>
<ul style="text-align: justify">
<li><strong>Haricen kullanıldığında varis ve basura karşı şiddetle tavsiye edilmektedir.</strong></li>
<li><strong>Parçalanıp kaynatılır ve bal ile tatlandırılır, içilirse, soğuk algınlığı ve nefes darlığına iyi gelir.</strong></li>
<li><strong>Kırışık önleyici kremlerin ana maddesi atkestanesinden elde edilir. Atkestanesi kremleri çoğu cilt problemine faydalıdır.</strong></li>
<li><strong>Sıkılaştırıcı etkisinden dolayı göğüslerin toparlanmasına yardımcı olur. Boynun derisinin toparlanmasına yardımcı olur.</strong></li>
<li><strong>Romatizmal ağrı ve güneş lekelerine karşı faydalıdır.</strong></li>
<li><strong>Bünyesindeki aescin maddesi, şişme ve iltihaplara karşı faydalıdır. ( kırık, burkulma, darbe )</strong></li>
<li><strong>İltihap gidericidir. Tüm vücuttaki iltihapları kurutur.</strong></li>
<li><strong>Yüksek tansiyonlu kişilerde düzenli kullanım, kılcal damar hasarını azaltmaktadır.</strong></li>
<li><strong>Böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify"><strong>LOSYON NASIL HAZIRLANIR?</strong></p>
<p style="text-align: justify">4-5 tane atkestanesini rendelenir. İlaveten, 2 tane yaprakları ile birlikte atkestanesi, kaynatılıp 15-20 dakika demlendirir. Soğuduktan sonra süzülerek losyon hazır hale gelmiş olur.</p>
<p style="text-align: justify">                                                                                     <strong>SAĞLICAKLA KALIN</strong><strong></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ishaltedavisi.com/at-kestanesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Avokado</title>
		<link>http://www.ishaltedavisi.com/avokado.html</link>
		<comments>http://www.ishaltedavisi.com/avokado.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 07:26:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ishaltedavisi.com/avokado.html</guid>
		<description><![CDATA[AVOKADO  Bilimsel adı Persea gratissima olan avokado, kelimenin tam anlamı ile tam bir şifa hazinesi ve hayat iksiridir. İri çekirdekleri olan meyve, yeşil kabukludur. Meyve gazete kağıdına sarıldığında olgunlaşmakta, oda ısısında kalmayı sevmekte, soğuktan hoşlanmamaktadır. Meyve olduğu kadar sebze olarak da kullanılmaktadır. Baharatla pişirilen yemeklerle, acılı soslarda, salatalarda, omletin içinde, çorbalarda, puding ve sorbelerde de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify"><strong>AVOKADO</strong></p>
<p style="text-align: justify"><strong> </strong>Bilimsel adı <strong><em>Persea gratissima</em></strong> olan avokado, kelimenin tam anlamı ile tam bir şifa hazinesi ve hayat iksiridir. İri çekirdekleri olan meyve, yeşil kabukludur. Meyve gazete kağıdına sarıldığında olgunlaşmakta, oda ısısında kalmayı sevmekte, soğuktan hoşlanmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify">Meyve olduğu kadar sebze olarak da kullanılmaktadır. Baharatla pişirilen yemeklerle, acılı soslarda, salatalarda, omletin içinde, çorbalarda, puding ve sorbelerde de kullanılabilir.</p>
<p style="text-align: justify">İlaveten kozmetik sanayinde kullanılmakta, güneş koruyucu ve güzellik kremleri, sağlık sabunları ve kozmetik içerikli şampuanlar yapılmaktadır. Avokadonun bilinen herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>İÇERİK</strong></p>
<p style="text-align: justify">Yüksek oranda potasyum, demir, kalsiyum, magnezyum, lif, A, B, C, E vitamini içermektedir. Yanı sıra Lutein ve Glutathion gibi antioksidanlar, Tiamin, Niasin içerir.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>FAYDALARI NELERDİR?</strong></p>
<ul style="text-align: justify">
<li><strong>Kolesterolü azalttığı için kalp ve damar hastalıklarına karşı birebirdir.</strong></li>
<li><strong>Vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olur.</strong></li>
<li><strong>Depresyon ve yorgunluğa karşı iyi gelir.</strong></li>
<li><strong>Cildi besler, kırışıklıklara iyi gelir. ( içerdiği yoğun E vitamininden dolayı )</strong></li>
<li><strong>Vücudun protein, yağ ve karbonhidrat metabolizmasını düzenler.</strong></li>
<li><strong>Kansızlığa iyi gelir.</strong></li>
<li><strong>Bağışıklık sistemini güçlendirir.</strong></li>
<li><strong>Kabızlığı giderir.</strong></li>
<li><strong>Cinsel hayata olumlu katkıları vardır.</strong></li>
<li><strong>Yaşlanmayı önler. Vücudu gençleştirir, hücreleri yeniler.</strong></li>
<li><strong>Besleyiciliğinden dolayı çocuk ve hamileler için ideal bir gıdadır.</strong></li>
<li><strong>Kilo vermede etkili bir gıdadır.</strong></li>
<li><strong>Tansiyonu düşürür.</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify"><strong>SAĞLICAKLA KALIN</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ishaltedavisi.com/avokado.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağrısız Doğum</title>
		<link>http://www.ishaltedavisi.com/agrisiz-dogum.html</link>
		<comments>http://www.ishaltedavisi.com/agrisiz-dogum.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 06:26:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık Bilgileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ishaltedavisi.com/agrisiz-dogum.html</guid>
		<description><![CDATA[EPİDURAL ANESTEZİ VEYA AĞRISIZ DOĞUM Son yıllarda çoğu kadın tarafından tercih edilen bir yöntem olan ağrısız doğum normal doğum ya da sezaryen ile yapılan doğumlarda rahatlıkla uygulanabilmektedir. Epidural anestezi, tecrübeli  bir anestezi uzmanı tarafından yapıldığında %85 tam etkili olmaktadır. %12&#8242;lik kısımda kısmi olarak ve sadece %3&#8242;lük kısımda da anne adayında etkili olamamaktadır. Genel anesteziye daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify"><strong>EPİDURAL ANESTEZİ VEYA AĞRISIZ DOĞUM<br /> </strong>Son yıllarda çoğu kadın tarafından tercih edilen bir yöntem olan ağrısız doğum normal doğum ya da sezaryen ile yapılan doğumlarda rahatlıkla uygulanabilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify">Epidural anestezi, tecrübeli  bir anestezi uzmanı tarafından yapıldığında %85 tam etkili olmaktadır. %12&#8242;lik kısımda kısmi olarak ve sadece %3&#8242;lük kısımda da anne adayında etkili olamamaktadır. Genel anesteziye daha avantajlı ve komplikasyon riski daha düşüktür.</p>
<p style="text-align: justify">Doğum anında acının giderilmesi ve hissedilmemesi amacını taşımaktadır. Epidural anestezi genel değil, bölgesel bir anestezi metodu olup, bebeğe hiçbir etkisi bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify">Epidural anestezi, sadece doğumun ağrısız geçmesi için değil, ilaveten fıtık, apandisit veya bacaklardaki ortopedik operasyonlarda da kullanılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>NASIL YAPILIR?</strong><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify">Epidural anestezi basit uygulanabilen bir yöntemdir. İşlem öncesinde, anestezinin yapılacağı bölge antiseptik bir maddeyle temizlenir. İkinci adımda oldukça ince bir iğneyle cilt ve cilt altı uyuşturulur. Üçüncü adımda ise Epidural iğne ile Epidural aralığa girilerek ince bir katater yerleştirilir. Kateterden doğumun ağrısız geçebilmesi için anne adayının omuriliğini saran ve <strong>&#8220;dura&#8221;</strong> adı verilen zarın etrafına, oturur pozisyonda, özel bir iğne yardımı ile <strong>lokal anestetik</strong> veya <strong>narkotik anestetik</strong> ilaç enjekte edilmektedir.  İlk verilen ilaçlar test dozudur. Ameliyat süresince belirli dozlarda uyuşmanın sağlanabilmesi için kateterden ilaç verilmeye devam edilir. Bu kateter, normal doğumda, doğumu müteakip, sezaryende ise 24 saat sonra çıkarılır.<em> </em></p>
<p style="text-align: justify">Bel bölgesine uygulanan bu ilaçtan dolayı ağrı mekanizması işlemez, böylece ağrı iletimi geçici olarak durdurulmuş olur. Epidural anestezi, anne adayının hareket ve dokunma yetenekleri sınırlamaz. Çevresinde olup bitenleri tamamen algılar, konuşmaları duyar. Epidural anestezi bel bölgesi ile dizlerin bir karış kadar üst kısmının uyuşmasını sağlar. İlaç verilimi kesildiğinde kişi tekrar ağrıyı hissetmeye başlar.</p>
<p style="text-align: justify"><strong>EPİDURAL ANESTEZİNİN YAN ETKİLERİ VAR MIDIR?</strong></p>
<ul style="text-align: justify">
<li><strong>En bekleneni tansiyon düşüklüğüdür.  Tansiyon düşüklüğünün engellenmesi için doğum öncesi önlemler alınmaktadır.</strong></li>
<li><strong>Baş ağrısı olabilir.</strong></li>
<li><strong>Ameliyat sonrası nadiren idrar yapmada zorluk görülebilir.</strong></li>
<li><strong>Çok nadiren enfeksiyon gelişebilir.</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify"><strong>KİMLERE UYGULANMAZ?</strong></p>
<p style="text-align: justify">Doktorunuz sizin için gerekli olan tetkikleri yaptıktan sonra Epidural anesteziye karar verecektir. Genel bağlamda aşağıdaki gibi bulguları olan anne adaylarına yapılmamaktadır.</p>
<ul style="text-align: justify">
<li><strong>Yüksek tansiyonu olan</strong></li>
<li><strong>Aktif kanaması olan</strong></li>
<li><strong>Anestezi maddelere karşı alerjisi olan</strong></li>
<li><strong>Trombosit sayısı yeterli olmayan</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify"><strong>SAĞLICAKLA KALIN</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ishaltedavisi.com/agrisiz-dogum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

